Djokovic destanı
Geri dönüş dersi vermeye çalışan Nadal, pazar 20.00'de başlayıp, pazartesi 02.00'de biten maçın ardından 'Herkese günaydın' dedi. Genel istatistiklere göre bariz üstünlüğü olmasına rağmen Novak Djokovic'e karşı oynadığı 6 büyük turnuva finalinden galibiyet çıkaramayan Rafael Nadal; geçen yıl bu korttan şampiyonluk çıkaran ve üstüne de 2 Grand Slam daha kazanan Novak Djokovic... Perşembe günü Federer'i yarı finalde mağlup eden ve bu maçta dizi sakatlanan Nadal; cuma günü Murray ile yarı finalde 5 saate yakın maç yapan ve polen alerjisinden, sol bacak arka adalesindeki çekmeden muzdarip yorgun Djokovıc... 2009 şampiyonluğunu saymazsak yılın bu ilk büyük turnuvasında bir türlü başarılı olamayan 2008'den beri 1 no koltuğu göremeyen Nadal... İşte dünkü final öncesindeki gerçekler bunlardı.
SAVAŞMAYI BIRAKMA
5 saat 53 dakika sürdü. Avustralya Açık tarihinin en uzun maçı. İki büyük savaşçıyı tribünlerde 15 bin, ekran başında milyonlar ayakta alkışladı. Maçı yazmak işin en kolay tarafı. Herhangi bir olayı 6 saat oturup seyretmenin zorluğunu düşünürseniz, insanüstü bir güçle, müthiş bir performansla kortta savaşan iki genç sporcunun aslında neler yaşadığını daha iyi anlarsınız. Bu destansı mücadeleyi Rafael Nadal'ı 5-7, 6-4, 6-2, 6-7, 7-5 setlerle 3-2 yenen Novak Djokovic kazandı.
Maçın geneline bakıldığında ilk oyunlardan itibaren momentumu yükseltip oyunun kontrolunu hep elinde tutan Sırp sporcuydu. Daha önce 6 kez yendiği Nadal karşısında herhalde kariyerinin en unutamayacağı maçı bu olacaktır. Rafa'nın bu defa korttan zaferle çıkabilmesinin bir tek yolu vardı o da çok daha agresif oynamak. Fakat Sırp sporcunun oyun zekası, hırsı ve fizik gücü ile baş etmesi çok zordu. Maçta neler olduğunu yazmayalım çünkü her anı hayranlık uyandırıcıydı, yerimiz yetmez.
Fakat burada tüm genç tenisçilere örnek işler vardı.
Maçın 4.setinde tie-break 5-3 geriden Nadal dönüp seti aldı. Bu sırada setlerde 2-1 gerideydi ve Novak için maç bitiyordu artık. Final setinin sonlarına doğru yine Rafa izlenir ve bu defa zafere gidiyor derken 4-2 geriden dönen Nole; 5-5 durumda rakibin servisini kıran ve sonrasında maçı alıp götüren Nole.
İki kahraman bize dedi ki 'Her maç her yerden döner yeter ki savaşmayı bırakma.'
Ve maçın sonunda Nole bir şey daha söyledi 'Rafa ile tarihe geçen bir maç yaptık, böyle bir maçın iki galibi olmalıydı.'
Keşke...
Tarihi Maraton
Djokovic-Nadal maçı Grand Slam tarihinin en uzun final karşılaşması olarak tarihe geçti. Eski rekor 1988'deki Amerika Açık finalinde 4 saat 54 dakika ile Ivan Lendl-Mats Wilander karşılaşmasında kırılmıştı. Bu final Avustralya Açık'ın en uzun mücadelesi olarak tarih sayfalarındaki yerini aldı.
30 Ocak 2012 - Akşam Gazetesi - Mete Yaylalı

-
Bu Hafta...Her zaman olduğu gibi bu haftayı yazmadan önce geçen haftanın ardından ne oldu bakalım.Devamı İçin..
ÇAĞLA BÜYÜKAKÇAY 25K ödüllü ITF Womens Özbekistan Fergana turnuvasında YARI FİNAL oynadı.... -
Bu Hafta... Başarılar...Geçen haftanın güzel haberlerinden sonra bu hafta da sporcularımız ITF turnuvalarından başarılar getiriyor ardı ardına, aman nazar değmesin.Devamı İçin..
İlk haber elbette BAŞAK ERAYDIN ve İPEK SOYLU'nun... -
Bu HaftaDevamı İçin..
ITF WOMENS MUMBAI
MELİS SEZER (411) ana tablo 4 no.lu seribaşı. İlk tur maçını yarın Avusturyalı PRENTNER (727) ile yapacak.
SEDA ARANTEKİN (1080) eleme tablosunda 2 tur geçtikten...
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8


